YETMİŞ İKİNCİ MENKIBE
(Rasûlullah (s.a.v)’in ve Hz. Ali (r.a)’ın Hz. Pîr’in Ağzına Tükürmeleri ve Arapça Konuşması. Hz. Pîr’in Kürsüde İlk Konuşması)
Ömer Keymânî ve mevcudatın şeyhi övünüleceklerin tacı Muhyiddin Ebu Muhammed Abdulkadir (r.a)’in iki oğlu asil şeyh azametli efendiler: Abdurrezzak ve Abdulvahhab’tan rivayetle, dediler ki:
– Şeyh kürsünün üzerinde (şöyle) diyordu:
– Beş yüz yirmi bir senesinde Şevval (ayının) on altısında salı günü, Nebi (s.a.v)’i gördüm. (Bana):
– Ey oğulcağızım! Niçin konuşmuyorsun (vaaz etmiyorsun)? dedi. (Ben):
– Ey Babacığım! Ben Acemli bir kimseyim, Bağdat’ın fasih (lisan sahibi) kimselerine nasıl konuşayım? dedim. Bunun üzerine (bana):
– Ağzını aç, dedi. Ben de (ağzımı) açtım ve ona yedi defa tükürdü ve bana:
– İnsanlara konuş. Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et, dedi. (Sonra) öğle namazını kıldım ve (vaaz etmek için) oturdum. Birçok kimse (meclisime) geldi. Sözümde (dilimde) karışıklık oldu ve o an Ali b. Ebu Talib’i -kerrame’l-lahu vechehû- mecliste ayakta karşımda gördüm. (Bana):
– Ey oğulcağızım konuş, dedi. (Ben):
– Ey babacığım! Sözümde (dilimde) karışıklık oldu, dedim. Bunun üzerine (bana):
– Ağzını aç, dedi.
(Şeyh): Ben de ağzımı açtım ve ona altı defa tükürdü, dedi. Ona:
– Onu yediye tamamlamayacak mısın? dedim. (O):
– Rasûlullah (s.a.v)’e edep olarak (tamamlamıyorum), dedi ve sonra benden gizlendi (kayboldu). Bunun üzerine (ben):
– Akıl (fikir) dalgıcı, denize, kalp sahiline marifet incileri çıkartmak (için) dalar. Lisan tercümanının simsarı da o (incilere) seslenir. (Böylece) iman nefesleri ve hüsnü-taat ile Allah’ın (isminin) yüceltilmesine izin verdiği evlerde akar (cereyan eder), dedim.
(Raviler) dediler ki:
– Bu, (Şeyh’in) kürsüde insanlara konuştuğu ilk söz idi… Allah ondan istifade ettirsin ve onu razı eylesin…
(Hulâsatu’l-Mefâhir fî Menâkıbı’ş-Şeyh Abdulkâdir)