SORU: Savaşta yaralanıp sonra ölen “mürtes” kimsenin hükmü nedir?
CEVAP:
Savaşta bir kimse yaralanır sonra yer veya içer veya tedavi olur, sonra da ölürse bu kişi Allah (c.c) katında şehit hükmünde olup inşallah şehit sevabına nail olur. Fakat kullara ilişkin hükümlerde ise o (kimse), yıkanmayan şehit hükmüne dâhil değildir. Bu yiyip içme ve tedavi olma “irtisâs” diye isimlendirilir…
“Mürtes”; harp yerinden yaralı olarak başka bir yere nakledilen kimsedir. Bu lügat manasıdır. Şer’î manası ise; yaralı olarak nakledilen ve az çok bir şey yiyip içen, uyuyan veya tedavi gören kimsedir. Böylesi bir kimse Uhud şehitleri hükmünde değildir. Uhud şehitleri hakkındaki hadisi İmam Ahmed rivayet etmiş olup tamamı şöyledir: “Onları yaralarıyla ve kanlarıyla sarın…” Bundan sonra “Münye” şerhinde Halebî, şehidin namazının kılınacağına delil olmak üzere Peygamber (s.a.v)’in Uhud şehitleri üzerine cenaze namazı kıldığını kayıt eylemiş ve birçok hadisler nakletmiştir…”
(İbn-i Âbidîn, Teshîl li-Mesâi’l-Kudûrî ve Mültekâ/Mevkûfât)
SORU: Bir kimse savaşta yaralanır ve hayatta kalır da aklı başında olduğu halde üzerinden bir namaz vakti geçerse veyahut savaştan canlı olarak nakledilirse hükmü ne olur?
CEVAP:
Aynı şekilde bu da “irtisas”’tandır. Bundan dolayı sair ölüler gibi bu kimse de yıkanır… (Teshîl li-Mesâi’l-Kudûrî)