Kişi sabah namazında imama farzı kılarken ulaşmış, fakat kendisi henüz sabah namazının iki rekât sünnetini kılmamış ise, nasıl davranır?

SORU: Bir kimse sabah namazında imama farzı kılarken ulaşmış, fakat kendisi henüz sabah namazının iki rekât sünnetini kılmamış ise, nasıl davranır?

CEVAP:

Bir kimse sabah namazında imama farzı kılarken ulaşmış, fakat kendisi henüz sabah namazının iki rekât sünnetini kılmamış ise; Eğer (imamla birlikte sabah namazının farzının) sadece bir rekâtını kaçırıp, diğer rekâta ulaşabileceğini (bilirse), mescidin kapısının (dışında) sabah namazının iki rekât (sünnetini) kılar, sonra imamın namazına (duhul eder) katılır. Eğer (imamla birlikte sabah namazının farzının) iki rekâtını birden kaçırmaktan korkarsa, (sabah namazının) sünnetini terk eder ve imamla[1] birlikte (farza) katılır… (Teshîl li-Mesâi’l-Kudûrî)

 

[1] “El-Hidâye” (sahibi) böyle zikretmiştir…  

“El-Kifâye” sahibi ise şöyle demiştir: “Şayet (bu kişi) ka’de’ye ulaşacağını ümit ederse, nasıl davranacağı” (hususu) “Kitap”’ta zikredilmemiştir. “Kitap”’taki (sözün) zahiri şöyledir: “Şayet rekâtı kaçıracağından korkarsa……” (bu söz, bu kişinin) imamla birlikte namaza katılacağına delalet eder…

Fakîh Ebû Cafer (rh.a)’den rivayet olunduğuna göre; Ebû Hanife ve Ebû Yusuf (rh.aleyhima)’ya göre (bu kişi) sabah namazının iki rekât (sünnetini) kılar. Çünkü bu ikisine göre teşehhüde yetişmek, rekâta yetişmek gibidir…

Sonra bil ki; “El-Hidâye” sahibi böyle zikretmiştir: “Mescidin kapısının yanında kılar” diye bir kayıt getirilmesi, imam (sabah) namazının (farzında) iken mescidin içinde (sünnet kılmanın) mekruh olduğuna delalet eder…

“İbnü’l Hümâm”  da şöyle demiştir: (Bu hususun) en ağır mekruh olduğu durum ise, birçok cahilin yaptığı gibi (sabah namazının farzı kılınırken, sabah namazının sünnetini cemaatle birlikte) safa durup kılmasıdır…