Sahabe devrinden itibaren Fıkıh ilmini ortaya koyan ve geliştiren kimlerdir?

SORU: Sahabe devrinden itibaren Fıkıh ilmini ortaya koyan ve geliştiren kimlerdir?

CEVAP:

Fıkhı Abdullah b. Mes’ud (r.a) ekmiş, Alkame sulamış, İbrahim Nehaî biçmiş, Hammâd harmanını döğmüş, Ebû Hanife ununu öğütmüş, Ebû Yusuf hamurunu yoğurmuş, Muhammed ekmeğini yapmış, sair insanlar ise onun ekmeğinden yemektedirler…

1- “Fıkhı ekmek”’ten murad, meselelerini ilk defa delillerinden çıkarmaktır. Bu hususta ilk söz eden/konuşan sahabe-i celil Abdullah b. Mes’ud (r.a)’dır…[1]

Nevevî,“et-Takrîb”isimli eserinde şöyle demektedir: “Rivayete göre (Tabiînin büyük imamlarından, Abdullah b. Mes’ud’un talebelerinden) Mesrûk (b. Ecda’) (rh.a) şöyle demiştir; “Ashabın ilmi altı kişide nihayet bulur. Bunlar; Ömer, Ali, babam, Zeyd, Ebû’d-Derdâ ve İbn-i Mes’ud’dur. Sonra bu altı kişinin ilmi, Ali ile Abdullah b. Mes’ud’da nihayet bulmuştur…”

2- “Fıkhı sulamak”’tan murad, onu teyit etmek ve izahtan/açıklamaktan ibarettir. Fıkhı, (Abdullah b. Mes’ud’un talebelerinden) büyük fakih Alkame b. Kays b. Abdullah b. Mâlik en-Nehaî[2] izah etmiştir…

3- “Fıkhı biçmek”’ten murad, dağınık bir halde bulunan nadir meselelerini ve faydalarını bir araya toplamaktır. Bu işi, meşhur imam, salih, zahit, Kûfe’li İbrahim b. Yezîd b. Kays b. Esved Ebû İmran en-Nehaî yapmıştır. Kendisi A’meş’den ve diğer birçok ulemadan rivayette bulunmuştur. 96 veya 95 tarihinde vefat etmiştir…

4- “Fıkhın harmanını döğmek”’ten murad, tenkîh[3] ve izahına çalışmaktır. Bunu da İmam-ı A’zam’ın üstadı Kûfeli Hammâd b. Müslim (rh.a)  yapmıştır. İmam-ı A’zam onun sayesinde yetişmiş, daha sonra ise Hammâd İmam-ı A’zam’dan ilim tahsil etmiştir. İmam-ı A’zam; “Babamla birlikte ona yani Hammâd’a, peşinden dua etmeden kıldığım hiçbir namaz olmamıştır” demiştir. Hammâd 120 tarihinde vefat etmiştir…

5- “Fıkhın ununu öğütmek”’ten murad, usûlünün çoğaltılması, fürûunun ortaya konulması, yollarının izah edilmesidir. Bunun yollarını izah eden de imamlar imamı, ümmetin kandili Ebû Hanifetü’n-Nu’mân’dır. Fıkhı ilk tedvin eden, bab’lara/bölümlere ayıran, kitaplar telif ederek bugünkü şekli ile tertip eden odur. Onu da “el-Muvattâ” isimli eseriyle İmam Malik takip etmiştir… İmam-ı A’zam’dan önceki ulema ise ezberlediklerine itimat ederlerdi. İlk defa “kitâbü’l-ferâiz”’i ve “kitabü’ş-şurût”’u koyan İmam A’zam’dır…

6- “Fıkhın hamurunu yoğurmak”’tan murad, İmam A’zam’ın kaidelerini ve usûlünü ayrıntısıyla incelemek ve bu kaidelerden ziyadesiyle/daha fazla fürû meseleler ve ahkâm çıkarmak için çaba göstermektir. Bunu yapan da İmam A’zam’ın talebesi Kâdı’l-Kudât Ebû Yusuf Yakup b. İbrahim’dir…

“Hatîb Bağdâdî”’nin “Târîh” isimli eserinde rivayetine göre, Ebû Hanife’nin mezhebinde ilk Usûl-ü Fıkıh kitabı yazan, fıkhî meseleleri yazdırıp neşreden ve Ebû Hanife’nin ilmini cihana yayan odur. Zamanının en fakîhi o idi. İlimde, hüküm vermekte ve riyasette nihayette idi. 113’de doğmuş, 182 tarihinde Bağdat’ta vefat etmiştir…

4- “Fıkhın ekmeğini yapmak”’tan murad, fürû meseleler çıkarmayı daha da artırıp/genişletmek ve onu da tenkîh ve tehzîb ederek başka bir şeye ihtiyacı kalmayacak şekilde yazmaktır. İşte, İmam Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî, Ebû Hanife ile Ebû Yusuf’un talebesi olup, İmam-ı A’zam mezhebinin muharriridir/kâtibidir/yazanıdır…

Rivayete göre bir adam Müzenî’ye Irak ulemasını sormuş ve “Ebû Hanife hakkında ne dersin?” demiş. Müzenî; “Iraklıların seyyididir” cevabını vermiş. “Ebû Yusuf için ne dersin?” sualine; “Iraklıların hadise en çok tabi olanı odur” diye cevap vermiş. “Muhammed b. Hasan hakkında ne dersin?” deyince; “Fıkhı en çok tefri’ eden (fürû meseleleri yazan) odur” demiş. “Züfer’e ne dersin?” sualine de; “Kıyas’da keskin (eşsiz) olanlarıdır” cevabını vermiştir… İmam Muhammed 132 tarihinde doğmuş 189’da “Rey” (şehrin)’de vefat etmiştir…

Evet, fıkhı Ebû Hanife öğütmüş, Ebû Yusuf hamur etmiş, İmam Muhammed ekmeğini yapmıştır. Onun içindir ki Hatîb Bağdâdî şunu nakletmiştir; “Rabî’” şöyle demiştir: “Şafii’yi; “İnsanlar fıkıhta Ebû Hanife’nin ıyâlidirler.[4] Ebû Hanife, kendisine fıkıh tevfik buyrulanlardandı (yani Allah’ın kendisine fıkıh hususunda yardım edip muvaffak kıldığı kimselerdendi)” derken işittim…” (İbn-i Âbidîn, Mukaddime)

 

[1] Abdullah b. Mes’ud (r.a), ilk Müslüman olanlardan ve Bedir gazâsına iştirak edenlerden olup, sahabenin büyük âlimlerindendir. Hz. Ömer (r.a)’dan önce Müslüman olmuştur…

[2] Alkame b. Kays (rh.a), Esved b.Yezid’in amcası ve İbrahim Nehaî’nin dayısıdır. Peygamber (s.a.v) hayatta iken doğmuş, Kur’ân’ı ve ilmi İbn-i Mes’ud, Ali, Ömer, Ebu’d-Derdâ ve Âişe (r.anhum)’den telâkki etmiştir…

[3] Tenkîh; araştırılıp, hakikatine varılması,  gözden geçirerek düzeltme ve tashih yapılmasıdır…

[4] Iyâl: Bir kimsenin geçimlerini sağladığı çoluk çocuğu ve aile efradıdır…

Bu yazı yorumlara kapalı.