Kategori: Adak-Nezir

Adak-Nezir

Evliyâyı Kirâma yakınlaşmak (tekarrub) maksadı ile onların türbelerine para, mum ve zeytinyağı gibi şeyler götürmenin hükmü nedir? Bir kimse bir türbeye gidip, “Ey Seyyidim/Efendim filân! Eğer kaybettiğim şey elime geçerse veya hastam düzelirse yahut ihtiyacım görülürse, sana şu kadar altın veya gümüş yahut yiyecek veya mum veya zeytinyağı adadım” derse hükmü ne olur? Bir kimse bir türbeye gidip, “Allah’ım! Eğer hastama şifa verirsen veya kaybettiğim şeyi bana iade edersen yahut hacetimi giderirsen, Seyyide Nefîse türbesinin veya İmam Şafii türbesinin yahut İmam Leys türbesinin kapılarında bekleyen fakirlere yiyecek vermeyi veya bunların mescitlerine hasır veya yakmak için zeytinyağı satın almayı yahut mescitlerinin hizmetlerinde bulunan kayyımlara para vermeyi nezrettim” derse hükmü ne olur ve bu adak malını kimlere vermek caizdir? Mahlûka yapılan nezir mun’akid olur mu, böyle bir adağı yerine getirmek gerekir mi? İmam Muhammed’in, “bütün avam takımı benim kölelerim olsaydı, onları âzad eder ve velâ hakkımı da ıskat ederdim” sözünden maksat nedir?

Adak-Nezir

Kadir gecesi ne zamandır? Kadir gecesi sene içerisinde mi yoksa Ramazan içerisinde mi dönmektedir? Kadir gecesi Ramazan içerisinde sabit bir günde midir yoksa değişmekte midir? Bir kimse Kadir gecesinden sonra kölesine “sen Kadir gecesi hürsün” yahut karısına “sen Kadir gecesi boşsun” derse hükmü ne olur? Bir kimse Ramazan girmeden önce kölesine “sen Kadir gecesi hürsün” yahut karısına “sen Kadir gecesi boşsun” derse hükmü ne olur? Kadir gecesinin faziletinden mahrum olmamak için sene içerisinde ne yapmak lazımdır?

Adak-Nezir

Evliyâyı Kirâma yakınlaşmak (tekarrub) maksadı ile onların türbelerine para, mum ve zeytinyağı gibi şeyler götürmenin hükmü nedir? Bir kimse bir türbeye gidip, “Ey Seyyidim/Efendim filân! Eğer kaybettiğim şey elime geçerse veya hastam düzelirse yahut ihtiyacım görülürse, sana şu kadar altın veya gümüş yahut yiyecek veya mum veya zeytinyağı adadım” derse hükmü ne olur? Bir kimse bir türbeye gidip, “Allah’ım! Eğer hastama şifa verirsen veya kaybettiğim şeyi bana iade edersen yahut hacetimi giderirsen, Seyyide Nefîse türbesinin veya İmam Şafii türbesinin yahut İmam Leys türbesinin kapılarında bekleyen fakirlere yiyecek vermeyi veya bunların mescitlerine hasır veya yakmak için zeytinyağı satın almayı yahut mescitlerinin hizmetlerinde bulunan kayyımlara para vermeyi nezrettim” derse hükmü ne olur ve bu adak malını kimlere vermek caizdir? Mahlûka yapılan nezir mun’akid olur mu, böyle bir adağı yerine getirmek gerekir mi? İmam Muhammed’in, “bütün avam takımı benim kölelerim olsaydı, onları âzad eder ve velâ hakkımı da ıskat ederdim” sözünden maksat nedir?

Adak-Nezir

Bir kimse Recep ayını oruçlu geçirmeyi nezreder de, bu kimse hasta iken Recep ayı girerse hükmü ne olur? Bir kimse ebediyen oruç tutmayı nezreder de, geçim derdi ile meşgul olduğundan dolayı zayıf düşerse hükmü ne olur? Bir kimse, “filan kimsenin geldiği gün oruç tutacağım” diye nezreder de, o filan kimse de, nezirde bulunan kişi o gün bir şey yedikten veya zevalden sonra yahut nezirde bulunan kadın hayız gördükten sonra gelirse nezreden kişinin nasıl davranması gerekir? Bir kimse “filan kimsenin geldiği gün oruç tutacağım” diye nezreder de, o filan kimse de Ramazanda gelirse, nezreden kişinin nasıl davranması gerekir? Kişi, “filan kimsenin geldiği gün oruç tutacağım” sözüyle yemin etmeyi kasteder, o filan kimse de Ramazanda gelirse, yemin eden kişinin nasıl davranması gerekir? Bir kimse nekire olarak/hangi ay olduğunu belirtmeden “ayın orucu” diyerek nezirde bulunursa ne kadar oruç tutması gerekir, bu orucu hilale göre mi yoksa sayıya göre mi tutar? Bir kimse marife olarak “ayın orucu” diyerek nezirde bulunursa ne kadar oruç tutması gerekir? Bir kimse nezrederken “bir Cumanın orucu” diyerek nezirde bulunursa kaç gün oruç tutması lazım gelir, haftanın ilk ve son günü hangisidir?

Adak-Nezir

Muallâk nezirde tâcil/acele edip önceden yerine getirmek caiz midir? Bir kimse “yolcum gelirse” veya “hastam düzelirse” diyerek nezirde bulunursa yolcu gelmeden veya hasta iyileşmeden adağını yerine getirebilir mi? Bir kimse “zina edersem Allah için falan işi yapmak boynuma borç olsun” derse zina etmeden adağını yerine getirebilir mi, zina ettiği takdirde bu kişinin üzerine ne gerekir? Bir hasta, “Allah için bir ay oruç boynuma borç olsun” der de iyileşmeden ölürse veya bir gün bile olsun iyileşir de o gün de oruç tutmazsa hükmü ne olur? Bir hasta, “Allah için bir ay oruç boynuma borç olsun” der de bir gün bile olsun iyileşir de o gün de oruç tutarsa hükmü ne olur? Bir kimse “Allah için bir ay oruç boynuma borç olsun” der de o gece de ölürse hükmü ne olur? Bir kimse Recep ayını oruçla geçireceğini nezreder, sonra bir gün veya daha fazla yaşar da bu günlerde de oruç tutmadan ölürse hükmü ne olur? Bir kimse Recep ayını oruçla geçireceğini nezreder, sonra bir gün veya daha fazla yaşar da yetiştiği bu günlerde oruç tutarsa yahut nezirde bulunmasının akabinde ölürse hükmü ne olur? Bir kimse Recep ayını oruçla geçireceğini nezreder, Recep ayı girdiğinde bu kimse hasta olur, Recep ayından sonra meselâ bir gün iyileşir, o gün de oruç tutmaz ve sonra da ölürse hükmü ne olur? Sıhhatli bir kimse bir ay oruç tutmayı nezreder, o ay oruç tutmaz ve ay bitmeden de ölürse hükmü ne olur?

Adak-Nezir

Muallâk olmayan nezirde tâcil/acele edip önceden yerine getirmek caiz midir? Bir kimse “Cuma günü Mekke’de şu dirhemi filân fakire tasadduk edeceğim” diye nezredip Cumadan başka bir günde Mekke’den başka bir beldede o dirhemden başka bir dirhemi ve o fakirden başka bir şahsa sadaka olarak verirse hükmü ne olur? Bir kimse yarın oruç tutmayı nezreder de, yarından sonraki güne bırakırsa caiz olur mu? Bir kimse itikâf yapmak veya oruç tutmak için bir ay tayin edip belirler de, bu nezrini o aydan önce yaparsa, keza “filân sene haccedeceğim” diye nezreder de ondan bir sene evvel haccederse, keza “filan gün bir namaz kılacağım” diye nezreder de o günden önce kılarsa hükmü ne olur? Bir kimse muayyen/belirli birkaç dirhemi sadaka vermek için adasa ve sonra bu dirhemler helâk olsalar ne yapması gerekir? Ulemanın, nezirde “dinar ve dirhemin tayinini hükümsüz bıraktık” sözü ile nezirde “fakirin tayinini hükümsüz bıraktık” sözlerinin manası nedir? Bir kimse “şu fakire bir şey yedirmek Allah için boynuma borç olsun” deyip fakirin adını söylese, fakat yiyeceği tayin etmeyip belirlemese, yiyeceği başka bir fakire vermesi halinde nezri yerine gelmiş olur mu? Bir kimse başka bir adama emrederek, “şu malı Kûfe’nin fakirlerine tasadduk et” der de, o adam da Basra’nın fakirlerine verirse hükmü ne olur? Bir kimse “Kûfe’nin fakirlerine şu kadar para verilecek” diye vasiyet eder de, parayı vermesi vasiyet edilen vasî de Basra’nın fakirlerine verirse hükmü ne olur? Bir kimse Recep ayını oruçla geçirmeyi nezreder de, Recep ayı gelmeden önce yirmi dokuz gün oruç tutarsa ve Recep ayı da yirmi dokuz veya otuz çekerse hükmü ne olur?

Adak-Nezir

Şevval ayındaki altı günlük orucu peş peşe veya aralıklı tutmanın hükmü nedir? Şevval orucunu tutmaya Ramazan bayramının birinci gününden hemen sonra başlamanın hükmü nedir? Şevval ayında altı gün oruç tutmanın hükmü nedir? Bir kimse hangi ay olduğunu belirtmeden bir ay aralıksız oruç tutmayı nezreder ve yasak günlerden olsa bile bir gün bırakırsa ne yapması gerekir? Muayyen olmayan veya muayyen olan bir ayın orucu nezredildiğinde orucun sayı hesabı ile mi yoksa hilale göre mi tutulması lazımdır? Muayyen olmayan veya muayyen olan bir ayın yahut belirli günlerin orucu nezredildiğinde oruçlar aralıksız peş peşe mi yoksa aralıklı mı tutulur? Bir kimse aralıklı oruç tutmayı nezreder de, aralıksız tutarsa caiz olur mu? Bir kimse, “Allah için Ramazan orucu gibi bir oruç boynuma borç olsun” derse, nezrettiği orucu nasıl tutmalıdır? Bir kadın bir ay oruç tutmayı nezrederse nasıl davranır? Bir kimse muayyen/belirli bir ay oruç tutmayı nezreder de bir gün tutmazsa yeniden başlaması gerekir mi?

Adak-Nezir

Adak adamak nelerde ve hangi hususlarda yapılırsa sahih olur? Bir kimse oruç tutulması yasak günlerde oruç tutmayı adarsa hükmü ne olur? Bir kimse “yarın oruç tutacağım” diyerek adakta bulunur ve ertesi günün de Kurban Bayramı olduğu anlaşılırsa hükmü ne olur? Bir kimse “bu sene” yahut “bir sene peş peşe” veya “ebedi olarak oruç tutmayı” adarsa hükmü ne olur? Bir kimse “Allah için bir gün oruç tutmak borcum olsun” diye adak adayacakken dili sürçer de “bir ay oruç” deyiverirse ne kadar oruç tutması gerekir? Bir kimse bir söz söylemek ister de ağzından yanlışlıkla adak adama sözü çıkarsa ne yapması gerekir? Bir kadın hayız gününü bildiği halde o gün oruç tutmayı nezrederse veya kadın “yarın” diyerek oruç tutmayı nezreder de o gün de hayız gününe tevafuk ederse hükmü ne olur? Oruç tutulması yasak olan günlerde oruç tutmayı nezretmek ile o günlerde oruca başlamanın arasında bir fark var mıdır? Oruç tutulması yasak olan günlerde oruç tutmayı adayan kimse o günler geldiğinde nasıl davranır? Bir kimse hicrî ayların sonuncusu olan Zilhicce ayında, bu aydaki oruç tutulması yasak günler geçtikten sonra o sene oruç tutmayı nezrederse ne yapması gerekir? Şayet bir kimse herhangi bir sene belirtmeden “bir sene” diyerek oruç tutmayı nezrederse hükmü ne olur? Şayet bir kimse herhangi bir sene belirtmeden “bir sene peş peşe” diyerek oruç tutmayı nezrederse hükmü ne olur? Herhangi bir sene belirtmeden “bir sene” diyerek oruç tutmayı nezrettiği durumda Ramazan ayı geldiğinde nasıl davranır?