İnsanın sıhhati direk olarak suyun sıfatlarına bağlıdır… Her cismin kendi enerjisi vardır, ağaçlar ve taşlar enerji üretir, su, bu cisimlerden akarken su kristalleri onların titreşimlerini toplar ve o suyu içen halk da sağlıklı olur… İnsan vücudunun yaklaşık % 60-% 70’i sudur temiz ve canlı su, vücudumuzdaki suyun titreşimlerini kendi titreşimlerine dönüştürerek düzeltir ve böylece insan sağlıklı olur ki bu nedenle dağlarda insanlar çok sağlıklıdırlar… Mağaralara hiçbir elektromanyetik dalga gelmez, oraya sadece nur gelir çünkü toprak ve taş, nur hariç, bütün ışıkları süzerek geçmelerini engeller…

Sağlık… Suyun Sıhhati Bizim Sıhhatimizi de Etkiler…

İNSANIN SIHHATİ DİREK OLARAK SUYUN SIFATLARINA BAĞLIDIR…

HER CİSMİN KENDİ ENERJİSİ VARDIR, AĞAÇLAR VE TAŞLAR ENERJİ ÜRETİR, SU, BU CİSİMLERDEN AKARKEN SU KRİSTALLERİ ONLARIN TİTREŞİMLERİNİ TOPLAR VE O SUYU İÇEN HALK DA SAĞLIKLI OLUR…

İNSAN VÜCUDUNUN YAKLAŞIK % 60-% 70’İ SUDUR TEMİZ VE CANLI SU, VÜCUDUMUZDAKİ SUYUN TİTREŞİMLERİNİ KENDİ TİTREŞİMLERİNE DÖNÜŞTÜREREK DÜZELTİR VE BÖYLECE İNSAN SAĞLIKLI OLUR Kİ BU NEDENLE DAĞLARDA İNSANLAR ÇOK SAĞLIKLIDIRLAR…

MAĞARALARA HİÇBİR ELEKTROMANYETİK DALGA GELMEZ, ORAYA SADECE NUR GELİR ÇÜNKÜ TOPRAK VE TAŞ, NUR HARİÇ, BÜTÜN IŞIKLARI SÜZEREK GEÇMELERİNİ ENGELLER…

Detaylar…

Siz hiç su kristallerinin fotoğraflarını gördünüz mü? İnsanlar da kristallere benzer. Bazı insanlar farklı konfirmasyonlarda güzel kristaller gibi görünürken, bazıları da parçalanmış dağılmış bir delik gibi, bir batak gibi görünür. İnsanın aslında güzel su kristalleri gibi nurlu ve parlak bir varlık olması gerekir. Ama bizim gözlerimiz perdeli olduğu için bunu göremeyiz. Sadece perdelenmemiş gözler bu şekilde görebilir. Su kristallerinin nasıl çalıştığını anlayan insan, Hadisleri ve Ayetleri de anlar…

Makro dünyada en canlı ve en kritik madde parçasının atom olduğundan daha önce bahsetmiştik. Aynı maddenin atomu beyinde bulunsa, atom, beyin gibi davranır. Bağırsaklarda bulunsa bağırsak gibi, akciğerde bulunsa akciğer gibi, taşta bulunsa taş gibi davranır. Onlar en canlı, en kuvvetli ve en küçük olduğu için geçirgenliği en yüksek atomlardır…

Bir maddenin parçası ne kadar küçükse o kadar canlı ve geçirgen olur. Atomlardan daha küçük parçalar daha geçirgen ve daha canlıdırlar. En aktif ve en canlısı ise, yediğimiz gıdalardan mitokondrilerde üretilen o enerji titreşimleridir…

Her cismin kendi enerjisi vardır. Ağaçlar ve taşlar da aynı enerjiyi üretir. Su, bu cisimlerden akarken onların titreşimlerini toplayıp kristal ve klasterler oluşturur. Böylece müthiş ses dalgalarıyla tabiatın ilahi zikri ortaya çıkar… Bu ilahi zikir, su kristallerinin içine yazıldı. Klasterler, tıpkı bilgisayar klasteri gibi bütün bilgileri yazar ve onları tutar. İnsan, o suyu içince o zikrin titreşimleri insan vücudunun hücrelerini ve tüm organların titreşimlerini kendine benzetir…

Biliyorsunuz ki su canlıdır. Büyüklerimiz de bunu söylerlerdi. O yüzden insanın sıhhati direkt olarak suyun sıfatlarına bağlıdır…

Dünyanın bazı bölgelerinde, özellikle dağlarda, insanlar çok sağlıklıdırlar. Çünkü dağlarda temiz hayvanlar, en temiz enerjiler, temiz güneş ışıkları ve çok güzel bir tabiat vardır. Bu yüzden oralarda su kristallerinin içine en güzel ve en sağlıklı bilgi yazılır ve o suyu içen halk da sağlıklı olur…

Her bilginin kendi elektromanyetik dalgaları ve titreşimleri vardır. Eğer bir cismin titreşimi, çevresindeki cisimlerden daha kuvvetli olursa, o cisimleri de kendi titreşimi gibi titremeye mecbur kılar. O canlı su da aynı şekilde vücudumuzdaki suyu etkiler. Çünkü insan vücudunun yaklaşık % 60-% 70’i sudur. Bu oran, küçük çocuklarda % 70 iken yaş ilerledikçe % 60’a kadar iner…

Temiz ve canlı su, vücudumuzdaki suyun titreşimlerini kendi titreşimlerine dönüştürerek düzeltir ve böylece insan sağlıklı olur. En temiz su dağlarda bulunduğundan oralarda yaşayan insanlar çok sağlıklıdırlar… Bu sebeple büyüklerimiz dağlara ve mağaralara giderlerdi. Mağaralara hiçbir elektromanyetik dalga gelmez, oraya sadece nur gelir. Çünkü toprak ve taş maddeleri, nur hariç, bütün ışıkları süzerek geçmelerini engeller. Mağara ne kadar derin olursa ışıklar veya bilgiler için o denli geçilmez alan olur. Ama nur için hiçbir perde yoktur ve o her şeyi geçer… Aidin Salih/ Son Söz